Hakkimda | Tarık Korkmaz Kimdir
Bu bölüm sitemi yaparken en zorlandığım bölümlerden birisidir. Oldum olası iş kendimi anlatmaya gelince aklıma söyleyecek pek bir şey gelmez. Lakin gene de elimden geleni yapacağım. Belki bu sefer başarabilirim. Bir başladığımda devamı gelecek bunu da biliyorum ya hadi neyse.
Efendim, nereden başlasak? En iyisi doğumdan başlamak…
Bendeniz, 1978 Yılının serin bir aralık sabahında Trabzon orta hisarda, ailemin ilk çocuğu olmanın haklı gururu ile (daha sonradan pişmanlığa dönecek olsa da!) gözlerimi dünyaya açtım. Biz dört kişilik bir aileyiz. Babam, annem kardeşim ve ben. Babam uzun yol tır şoförü, annem ise ev hanımı, kardeşimde şuan tükmenistanda. İlkokulu 3cü sınıfa kadar Trabzon ortahisar Gazipaşa İlköğretim Okulu'nda okudum. Ardından 10 yaşıma anca basmıştım ki büyük bir güç beni ve ailemi hunharca okulumdan ve arkadaşlarımdan kopartıp İstanbul yollarına sürdü, evet babamın işi İstanbul'daydı… İstanbul'da güneşli tepe ilköğretim okulundan ite kaka mezun oldum. Geri kalan ortaokullu ise Güngören de Güngören Atatürk orta öğrenim okulunda okudum. Pek de parlak bir öğrenci olduğumu söyleyemem açıkçası. Maalesef orada da orta birdenken karnemde 6 zayıfla eve geldiğimde babam bana aynen şu şekilde ( olgum sen okumak istiyor musun istemiyor musun diye sordu ) farkındaydım babam bile benim okumakta gözümün olmadığını fark etmişti. Bende gayri ihtiyari yok baba ben okumak istemiyorum dediğimde olanlar oldu. O zamanlar elektroniğe çok meraklıydım. Baba ben elektronikçi olacağım dedim. Hay demez olaydım nereden dedim. Velhasıl kelam tarihini bile hatırlamadığım falan filan zamanda tozkoparan çıraklık eğitim merkezi elektronik bölümü adında ıvır zıvır okuluna başladım. Ne hikmetse o okulu sınıf birinciliğiyle olmasa da ilk 3 girerek okul birinciliği ile bitirdim. Eğitimde gecen onca gereksiz seneden sonra hayatıma artık bir elektronikçi olarak devam ediyordum sanki çokta önemliymiş gibi. Günler aylar seneler birbirini kovaladı ve en sonunda beklediğim askerlik cağı geldi. Acemi birliğimi öğrendiğimde aha işte sonunda doğuda askerlik yapacağım diye sevindim. Acemi birliğim Manisa Kırkağaç 6 j.k.a komutanlığıydı. Acemi askerlik döneminin bitmesine yakın bir zamanda dağıtımlar belli oldu ve orada bile hayal kırıklığına uğradım. Bütün arkadaşlarım doğuya dağıtımları çıkarken bir tek benim dağıtımın Antalya ya cıktı. Hem de köyüne kasabasına değil direkt merkezine. Bir kez daha isyan ettim şansıma. Yapacak bir şey yoktu açıkçası. Olsun dedim yine içimden bu vatanın her karış toprağı bizim diyerek kendimi avuttum. Bir şekilde askerlik dönemi bitti acısı tatlısı ile. Bu arada laf aramızda Antalya da çok güzel ve özel günlerim geçti. Hep derlerdi asıl askerlik şimdi başlayacak diye ama ben pek aldırış etmezdim buna. Anladım ki denilenler boşuna değilmiş. Bunu anladım ama pekte ders almadım bundan ben yine aynı ben aynı haylaz Tarık olarak yaşantıma devam ettim. Çok âşık oldum sözüm ona. Ama ne aşklar bugün onunla yarın şununla. Ama hepsi kısa sürerdi istemezdim çünkü bağlı kalamazdım kimseye koklayacak onca çiçek varken dünyanın nimetlerinden neden faydalanmayayım derdim hep. Nedenine gelince hızlı yaşamayı seviyorum. Hatta kendime bu konuda isim bile takmıştım utanmadan. Profesyonel çapkın diyordum kendime. Oh canıma değsin iyikide yaşamışım diyorum kendime sessizce ve ekliyorum eski bayan arkadaşlarım hepinizden özür diliyorum hepinizin bende ayrı bir yeri var :) E ne yaparsın gençlik işte olacak o kadar hangimiz yapmadık ki zamanında bunları. Aşk hayatıma biraz ara verip birazda iş hayatımdan bahsedeyim isterseniz. Hatırlarsınız yukarıda elektronikçi olduğumu söylemiştim. Mesleğimi birkaç kez iş yeri açarak sürdürdüm ama maalesef ondada Muvaffak olmadım. İlk önce oto müzik sistemleri üzerine bir işyeri açtım olmadı daha sondasında İstanbul'un en gözde semtlerinden birinde vestel bayii açtık aile şirketi olarak. Birde ortağımız vardı ama ortağımız ticarette bizim gibi özü sözü bir olmadığından oda bitti. Sonrasında ayrı ayrı yerlerde 2 tane internet cafe işyeri açtım maalesef bunda da belediye ruhsat vermedi. Neymiş tavan yüksekliği 3,5 metre olması gerekiyormuş. Sanki müşteriler deve. Neyse buda olmadı ama hayatımı bir şekilde devam ettirmem gerekiyordu. Daha sonrasında üstüne üstük birde kriz vurmasın mı Türkiye yi. Birçok ağızdan kriz teğet geçti dense de aslında farkındayım kriz deldi geçti. İşim ve mesleğim gereği bir web sitesi kurdum adı Güngören Bilgisayar. Şimdi bu isim adı altında çalışmama devam ediyorum Soner ağabeyimle beraber. Müşteriler haldır haldır kepenkleri tırmalıyor onu söylememe gerek yok sanırım:. Kısacası çok basit ve sıradan bir hayatım var şimdilerde. Bakalım hayat bundan sonra beni nerelere sürükleyecek bunu da zaman gösterecek. Bunların dışında Genelde pek müzik dinlemem ama dinlediğim zamanlar ise radyo dinlerim ve Türk sanat müziği ve slow parçaları tercih ederim. Bunların haricinde kitap okumaktan nefret ederim, film izlemekten araba kullanmak ve yürümekten hoşlanırım. İster istemez teknolojiye ilgim vardır mesleğim gereği. Biraz tembel, bayağı hareketli, sessiz, sakin. Bezende çenesi düşük sinirli birisiyimdir. Ama klavye başında aslan kesildiğimi söyler çevremdeki tanıdıklar. Uzun senelerden beri Trabzonluyum, en azından kimliğimde yazdığı ve bildiğim kadarıyla. 1,90m boyunda olup, siyah saçlı ve kahverengi gözlü birisi olarak aranızda geziyorum. Her insan gibi bende sıradan bir insan olduğumu biliyor ve söylüyorum. Bu site adından belli olduğu gibi tamamen kişisel amaçlarla oluşturulmuş, ego'yu tatmin etme amaçlı bir site. Yeri gelir merak edip araştırdığım bir yazıyı yayınlarım, belki bir eleştiriye belki ise bir övgüye yer veririm, yeri gelir insanlara faydalı olacağını düşündüğüm bir şeyi anlatırım ve yeri gelir yazdığım bir şeyi eklerim. Beğendiğim kendi çektiğim veya internetten bulduğum ilginç resimleri videoları. Vakit buldukça bu siteyi faal tutmaya çalışacağım. Her konuya dem vuracağım hayata: İnanın aklımdan o kadar konu geçiyor, o kadar şey yapmak istiyorum. Ama her zamanki gibi tembellik ön plana çıkıyor. Siteyi kurduktan sonra düzenlemesi bile ne kadar vaktimi aldı bilemezsiniz. Keyifli gezmeler diliyorum, bir hata ettiysek affola!
Bana her hangi bir şey söylemek istiyorsanız, sitede bulunan iletişim bölümünü kullanarak bana telefon veya e-posta yolu ile ulaşabilirsiniz. Gelen postalarımın gerekli ve gerçek postalar olmasını tercih ettiğimden dolayı gereksiz e-postaları hiçbir şekilde değerlendirmeden silmekteyim. Çünkü onlar çöp kutusunu doldurmaktan başka bir işe yaramıyorlar.


Hakkımda